Yurtdışında Bir Tasarımcı Serüveni : Akif Yaldır

Hayatımızın her alanında her an karşılaştığımız tasarımlar nasıl oluşuyor diye düşünürken, bu tasarımların ortaya çıkış sürecini Akif Yaldır ile konuştuk. Yurt dışı serüveninden, önem verdiği tasarım süreçlerine kadar bizi bilgilendiren keyifli sohbetimizi sizler için hazırladık.

Öncelikle yurt dışında yaşamak konusunda bizi bilgilendirir misin ? Yurt dışı tercihinizi neye göre yaptınız ve avantaj/dezavantajları neler?

Bir rüya gördükten sonra yurt dışına gitmeye karar verdim. Tercihlerimi genellikle odaklandığım noktalara göre geçmişte biriktirdiğim deneyimlerle belirlerim. Belirlediğim değerleri en az zararı görerek kazanmaya çalışıyorum. Tercihlerimi yaparken dikkat ettiğim çok fazla nokta var, yaşam kalitesi, projeler ve maddi durumlar, özellikle şehrin kültürü ve alabileceğim deneyimler çok etkili oldu. Bu yüzden önce dilimi geliştirmek için Kiev’e daha sonra da Amerika’ya gitmeyi seçtim. Kültürü ve şartları beni daha çok çekiyor.

Tam olarak nerede yaşıyorsunuz ?

San Francisco Financial District’de yaşıyorum.

Tasarıma olan ilginizin başlangıcı neydi ? Bir meslek seçimi mi yoksa hobi olarak başlayan bir profesyonel beceri mi ?

 Küçükken açtığım Photoshop cd’si ile başladı ve devam etti. Şu an sinema filmi izlemekten farksız. Ben profesyonelliğin kazanılan bir şey olduğuna inanıyorum ve bu profesyonellik gözle iyileşir. Evet her insanın üstün yetenekleri var ama bu herkese kabul edilir kadar iyi dereceye gelirken deneyimle profesyonellik kazanıyor.

Farklı bir kültürü deneyimlemek tasarım algısını hangi yönde etkiliyor sizce ? Kendinizde gözlemlediğiniz değişimler var mı ?

Kültürün her açısından bakacak olursak faydalı olan farklı şeyler deneyimledim. Bu şeyler sayesinde sanatın varlığını çok daha rahat farkına vardım, bu farkındalık, orada kendi ayaklarım üzerinde daha güçlü durabilmeyi öğretti. Çok büyük değişimler var, aradaki farkları daha net görüp hareket edebiliyorum ve bu sayede herkesten farklı düşünebiliyorum. Çünkü bir şeyi satın alırken bile 2 göz ile dışarıdan düşünmek ve görmek daha kolay oluyor

Tasarım alanında aldığınız bir eğitim var mı ?

Interaction Design Foundation San Francisco bölge lideriyim. Oradaki eğitimlerden faydalanıyorum, MVP ürünler üzerine bir çok eğitim aldım. Ek olarak nefes ve benzeri meditasyonlar ile ilgileniyorum ve profesyonel olarak yapmayı istiyorum.

Dijital tasarımı gerçekleştirmek için çizim yeteneği gibi belli başlı yeteneklere sahip olmak gerekiyor mu sizce ?

Bence çok gerekli değil ama bir göz oluşturmak için insanları taklit edip kendi çizginizi çizebilirsiniz. Çizim yapmak için özel bir yetenek gerekli ama elle zamanla geliştirilebilir. Pratik ve planlı düşünülebilir.

Kullandığınız ve olmazsa olmaz dediğiniz materyalleriniz var mı ?

Telefonum ve bilgisayarım, içeriğinde kullandığım araçlar var ama çok bağımlı değilim. Ama masa üstümün ve dosya yapımın çok düzgün olması gerekli.

Sanat tarihi ile aranız nasıl ? Özellikle çizginizi vurgulayan bir alıntınız var mı ? Dönemsel olarak ?

Genellikle karma sistemlerine uygun çizimler yapıyorum özgün yaratıcılık gereken alanlarda. Son dönemlerde Pixel Art ve özel çizimlere ilgi duyuyorum. Genellikle doğanın minimal efektlerini kullanıyorum, hafif ve sakin geçişler. Beklemelerini sağlayan. Çok sık etkinliklerde bulunuyorum ve farklı alanlarda ilgim var, Instagram hesabım çok aktif olarak fotoğraflarla güzelleşiyor. Yorumlar ve eleştirilerle çok daha iyileşmesini sağladığımı düşünüyorum. Dönemsel olarak, design çizgimi değiştirmeden gündeme ayak uydurmaya çalışıyorum
Çok fazla dönüşüm olacağını düşünmediğim için iş alanında çok fazla paylaşım yapmıyorum. Daha kapalı kutu gibiyim, genellikle Enterprise müşterilerim var ve ekstra projelerimle birlikte onlara destek oluyorum.

Tasarımı kişisel gelişim ile harmanladığınız anlaşılıyor. Peki iş dışında sadece kendiniz için yaptığınız çalışmalarınız var mı ?

Şu an bir oyun üzerinde çalışıyorum, sanat anlamında ciddi şeyler var ve okuduğum matematik bölümüyle doğrudan bağlantılı.
Uygun akışlarla kullanıcıları daha rahat yönlendirmemi sağlıyor.

Kullanıcı deneyimi alanında çalışmalarınız var mı ? Dikkat ettiğiniz ve eleştirdiğiniz noktalar neler ?

Genellikle iyi izleyiciyim. Ürünü ve kullanıcıyı iyi izleyip hedeflemelerine göre dikkat ettiğim bir check listim var. Bu listede adım adım hiç atlamadan bir yapı kurguluyorum. Kullanıcı akışlarını ve tüm akışı Trello üzerinde tutarak eksikleri daha rahat görebiliyorum.
Eleştirdiğim noktalar çok sabit fikirli olmak ve değişime açık olmamak. Kesinlikle denenmeli. Her şey.

Freelance olarak bir çok tasarımcı farklı ülkelerden iş alıyor. Sizce o kültürü deneyimlemeden yapılan işler ne derece başarılı olabilir ? Sizin bu durumu yaşayan freelance tasarımcılara tavsiyeniz ne olur ?

Tasarım olarak değil ürün olarak ele almak gerekli. Ürün olarak baktığımızda bakış açısını farklılaştırıyor. Daha planlı hareket etmeyi öğretiyor. Freelance olmanın çok büyük artıları var, çok farklı alanlarda farklı projelerde çalışma olasılığı oluşuyor.

Başka ülkelerden işler alıyor musunuz ? Alıyorsanız hangi ülkeler ? Size göre iletişim kurmanın en kolay olduğu bir kültür var mı ?

Kanada, Kiev, Londra, San Francisco, Tokyo ve birçok şehirden hala iş alıyorum. İletişimin en iyi yolu iyi açıklamak ve atlamadan kontrol altında tutmak. Özellikle piksel perfect durumlar için yan yana olmak önemli. Kesinlikle kültür olarak bir ayrım yapamayız, dünyanın her yerinde insanla iletişim kuruyoruz.

Ücretli olarak yaptınız ilk işinizden bahseder misiniz ? Ve bugüne kadar yaptınız sizi en çok zorlayan işiniz ?

50 TL karşılığında yaptığım bir iş vardı, Niğde’de yaşayan biri ulaşmıştı bir forum sitesinden ve Seditio sistemi için bir tema yapmıştım.
Zorlayan şey öğrenirken yapmaktı evet eğlenceli ama deadline baskısı her zaman olumsuz etkiler.

Bir tasarıma başlamadan önce istisnasız uyguladığınız kurallarınız var mı ?

Genellikle panda üzerinde tasarımları inceleyip birkaç görüntü kaydederim. Onların üzerinden bir şeyler oluştururum ama onlardan çok ayrı, farklı görünen ve daha kullanışlı şeyler. Kurallarım To Do List’de mevcut ve ileriye dönük olarak dilin iyi olması gerekli. Design language şirket algısının en önemli parçası. Buna çok dikkat ediyorum ve sonradan gelen isteklerde çok hızlı çözüm üretebiliyorum.
Bu sistemi daha önce uygulayan çok görmedim ama sonucu başarılı.

Revize süreçlerini nasıl yönetiyorsunuz ? Müşteriniz için belli kurallarınız var mı ?

Uzun süredir revizyon üzerinde çalışmadım ama daha önce saatlik ücrete çalıştığım için revizyonlara da ücret alıyordum. Bu yüzden çok zararı olmuyor. Bu tür durumlarda daha rahat çözüm üretebiliyorum. Artık işleri daha iyi anlayıp ekstra şeyler dahi çiziyorum ve olumlu yorumlar geliyor. Çok kural belirlemiyorum. Saatlik ücret.

Son olarak en efektif kullandığınız tasarım programları ve kullandığınız bilgisayar veya tablet özellikleri neler ? Yeni başlayan birine önerileriniz neler olur ?

Kardeşim için çok iyi bir tablet seçtim, Wacom Bamboo, doğrudan kağıt üzerinden bilgisayara vektör aktarım yapıyor. Çok da uygun, bu tablet ile ben de çizime yoğunlaştım. Efektif olarak kullanmadığım program yok diyebilirim, teknik olarak çözüm üzerine yoğunlaştım. Sketch kullanıyorum, gerektiğinde Photoshop. Animasyonlar için genellikle Flinto kullanıyorum. Yeni başlayanlar, kopyalayın abi.

Kopyalamak derken ? Aslında önemli bir konu olduğunu düşünüyorum biraz daha detaylandırır mısınız ?

Bir Designer’ı mentor olarak belirlemek ve o yol üzerinden gitmek. Aslında toprak yolda daha önceki izlerden ilerlemek gibi, ve sonra kendinize daha güzel bir yol belirleyip, insanların sizi kopyalamalarını sağlayabilirsiniz. Bu sizin tarzınızı yaratır ve tasarımda, iş yapış sistemlerinde hep kullanılır bu tür sistemler.
Odaklanılan şey ne olursa olsun doğru parçalarla doğru adımlar atılırsa büyük resim çok hızlı oluşur, bu resim hayatınız ve yaşadığınız tüm anları içine alır. Parçadan bütüne ve inanarak ilerlenen işte başarısız olunma olasılığı yoktur.

 

Sevimcan Kayayurt

Çok okurum, çok gezerim ve sürekli yazarım...

Bir Cevap Yazın