Yapay Zeka Tay’ın ve Marina Abramovic’in Hayatını Değiştiren İnsanlık

“Uygarlığın gerçek ölçüsü; ne nüfus çokluğu, ne kentlerin büyüklüğü, ne de üretim bolluğudur. Gerçek ölçü, ülkenin yetiştirdiği insanların nitelikleridir.”  Demiş Ralph Emerson abimiz. Gelişmekte olan teknolojiyi takip etmekte zorlandığımız uzay çağı için ne kadar anlamlı bir söz değil mi?

Akıllı evlerimiz, akıllı arabalarımız, akıllı telefonlarımız…  derken bir de artık yapay zekalarımız var.  Yapay zeka dediğimiz şeyi kısaca geliştirilebilen zeka olarak söyleyebiliriz. Tıpkı biz insanların zekası gibi! Geçtiğimiz yıl Microsoft yapay zeka çalışmalarına duyarsız kalmadı ve twitter üzerinden bir chatbot yaptı.

Cahatbotlar internet üzerinden kendisine yönetilen soruları cevaplandıran yapay zeka yazılımlarıdır. Microsoft Tay ismini verdiği bu yazılımı ingilizce konuştuğunuz sürece geliştirmek sizin elinizde diyerek insanlara emanet etti peki sonra?

Microsoft’un 2016 da yaptığı insanlara yapay zekayı teslim etme olayını 2016’dan yıllar önce çok başka biri daha yaptı. 1979 yılında Sırp sanatçı Marina Abramovic 6 saat boyunca hiç hareket etmeden gösteriye gelen insanlara istediklerini yapabileceklerini söyledi.

Gösteriyi izlemeye gelenler sanatçıya istediklerini yapabileceklerdi. Bu sırada gösteri sırasında sanatçının yanında bi masa vardı ve masanın üzerinde kekten çiçeğe, zincirden bıçağa bir çok rastgele eşya bulunuyordu.

Aslında Abramovic kendisini gösterisini izlemeye gelen seyircisine emanet etti. Seyirci performansın başlarında kendisine çok nazik davrandı. Ona masadan çiçek verenler, saçlarını okşayanlar, tokalaşanlar… Sanatçı tabii ki cansız bir obje gbi durmaya devam ediyordu. Gösteri sonuna kadarda öyle duracaktı. Peki ya sonra?

Microsoftun yapay zekasına ne olduysa aslında performans sanatçısınada aynısı oluyor. Tay’ın sözde zekasını geliştiren insanlar Tay’a 24 saat geçmeden nazi sempatizanı, ırkçı ve soykırım destekçisi gibi mesajlar yazmasını ve küfretmesini öğrettiler. Bundan 37 yıl önce 6 saatlik gösteride insanların  Abramovic’e  tecavüz etmesi, şiddet uygulaması ve vücuduna zarar vermesi ile ne kadar farklı tartışılır.

İnsanlık…

İki olay arasında 37 yıl varken nasıl insanlık yerinde sayıyor bilmiyorum. Kendisine güç verilmiş insanların neden vahşileştiğini, neden kontrolden çıktığını bilmiyorum. Yapay zeka tartışmalarından önce bu yapay zekaları bizler geliştireceksek önce kendimizi eğitmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Bizler vahşi yanlarımızı bastırmalıyız bunu kendimiz için değil insanlığın geleceği için yapmalıyız. Bu iki olayı bu yüzden karşılaştırmak istedim. İkisinde de insanlara emanet bir nesne var ve ikisininde sonunda korkunç bir gerçek yatıyor.

“Dünyanın en acımasız hayvanı insandır.” diyen Nietzsche çok yanılmıyor gibi duruyor.

Esma Alkan

about.me/pesmaalkan

Bir Cevap Yazın