Uzay Araştırmaları Sırasında Bulunan Kullandığımız 5 İcat

Uzay çok ilginç bir konu benim için. Nasıl oldu da “Bu mağaraya pencere açsak yaşayabilir miyiz?” düşüncesinden “Marsta oksijen var mı?” düşüncesine geldik vallahi ben de bilmiyorum. Her halde kavimler göçüydü, kıtaların keşfiydi derken dar geldi bize Angara yani Dünya demek istiyorum. Hadi dar geldi dünya diyelim neden yer altı değil de uzayı merak ettik? Bu da ayrı bir konu! Öyle ya da böyle dünyanın birtakım insanlara dar gelişi insanlara yaramış. Bende dedim ki bu icatlardan hepinizin haberi olsun. Sadece 5 tanesini yazmış olsam da arkadaş ortamında kültürlü gözükmek garantisi olan bu icatların yazısını eğer beğenirseniz devam edebilirim. İşte uzay araştırmaları sırasında bulunup sonra insanlığa armağan olan icatlar.

 

1.Bebek Maması

 “Şimdi biz bu insanları oraya yolluyoruz ama bu insanlar ne yiyecek?”  düşüncelerine bir de uzay aracının iç hacmini  düşünen ve bu yiyecekleri öyle bir yollayalım ki hem az yer kaplasın hem doyursun hem besleyici olsun diye kafa patlatan bilim insanları; Türkçe meali, “yer çekimsiz ortamda, muz yiyelim ama kivi tadı gelsin.” Olan bu düşünceden sonra protein değeri yüksek ve doyurucu olan toz gıdaları bulmuşlar. Oradan da bebek mamasına evrilmiş bu müthiş icat. Peki böyle besleyici bir şeyi biz nasıl bebeklere kaptırdık?

 

2. Taşıma araçlarındaki koltuk dizaynları

Şimdi biz uzaya çıkacak aracı yaptık yapmasına, yiyecek derdini de çözdük. Bu insanlar nasıl gidecek o kadar yolu? Diye düşünmüş olacaklar ki günümüzde araba, otobüs, kamyon, tren gibi taşıtlarda kullanılan ergonomik koltuk dizaynları NASA tarafından uzay mekiklerinde kullanılmak için dizayn edilmiş. Adamlar bilmem kaç ışık yılı mesafeyi ayakta gidecek değil. Uzaya giden insanların kemiklerinin vücuda en az yük bineceği şekilde oturabilmesi için kolları sıvamışlar. Tabii bunu gören Taşıt firmaları durmuş mu yapıştırmışlar cevabı NASA’nın ergonomik koltuk dizaynını kullanarak.

3. Depreme dayanıklı binalar
Deprem deyince aklımıza Japonlar geliyor malum. Nasıl oluyor da bizde ufacık depremler büyük hasarlar verirken adamlar salıncakta yaşar gibi hiç can kaybı vermeden yaşıyorlar diye ömrümüzün bir evresinde hepimizin düşündüğü sonra “Onların bina sistemleri raylıymış ya!” diye kemale erdiği bilmece deprem. Uzayla ne alaka diyorsunuz demi? Çok alaka annecim; Uzaya yollanacak Roketler için dizayn edilmiş platform roketler yükselirken titreyince bilim insanları bu titremeden doğacak yıkımı önlemek için sarsılmayı dengeleyip platformdaki etkisini sıfırlayacak bir teknoloji geliştirmiş. Tabii bu yıllar sonra Japon bina yapımlarında kullanılmaya başlanmış ve yıkılan bina oranını azaltmış.

4. 3D printer
Araştırma konusunda insanlığa ömrünü adayıp yemeyip yediren, içmeyip içiren NASA’nın 2013’te ortaya çıkan 3D printera da katkısı çok fazlaymış. Zira bu printerlar uzun yıllar devam eden araştırmaların ve bunların sonucu ortaya çıkan bilgi birikiminin bir eseriymiş.

5. Yapay uzuvlar

Bir organik hoşaf olmasa da NASA’daki bilim insanları da insanlık için bir şeyler yapıyor dedirten icatlardan yapay uzuvlar. NASA’nın özel şirketlerle geliştirdiği robotik teknolojiler sayesinde el ve organları bire bir taklit edebilen yapay organlarda geliştirilmeye başlanmış.

Bulunma ve üretilme süreçlerinin hiç farkında olmadan kullandığımız yüzlerce hatta binlerce ürün var. Ürün yelpazeleri ve ihtiyaç noktaları değiştikçe bu ürünler ve bütün üretim süreçleri de değişime uğruyor.

Bilim ve teknolojinin sadece bilgisayar, algoritma ve türevlerinden oluşmadığını bu teknolojiler kullanılarak yapılan bir koltuğun bile çıkış noktasının bilişime ne kadar yakın ve iç içe olduğunu unutmamak gerekiyor.

Esma Alkan

about.me/pesmaalkan

Bir Cevap Yazın