Endüstri 5.0 – Endüstri Devrimlerine Genel Bakış

Ülke olarak Endüstri 4.0’ı tam anlayamadan birde Endüstri 5.0 çıkardılar başımıza. “Ney ola ki bu?” diyebilirsiniz. Sizleri için açıklamaya çalışacağız. Aşağıda her gelişiminde neler olmuş tek tek inceledik. Bilgi ile dolmaya hazır olun.

18. yüzyıldan beri günümüze dek Endüstriyel devrimlere bir bakalım. Unutmayalım ki her endüstri devrimi bir sonraki için zemin hazırlar.

Endüstri 1.0

Buharlı makinelerin icadıyla başlamıştır. Buhar makinelerinin çalışma prensibi; Sıvı halde bulunan su, kömür, petrol vb. maddeler ile ısıtılarak kızgın bir buhar elde edilir.
Bu buhar bir alana toplanıp ani ve hızlı bir şekilde soğutulur. Bunun sonucunda alanda basınç düşer ve vakum oluşur. Bu vakumun gücü kinetik enerjiye dönüşür ve piston sistemini tetikler. Bu teknik geliştirilerek 1665 yılında Worecester makinesi olarak bilinen ilk ticari buharlı makine icat edilmiştir .

18. yüzyılda buhar gücüyle çalışan makinelerin artmasından sonra makineleşme ve sanayileşme büyük hız kazandı. Sonradan gerçekleştirilen teknolojik yeniliklerle buhar makinesi lokomotiflerde ve gemilerde kullanılmaya başlandı. Demiryollarının inşası, büyük ölçekli demir ve çelik üretimi, imalat sanayinde yaygın makine kullanımı, buhar gücünün artması, telgrafın yaygın kullanımı, petrol kullanımı da bu dönemde başlamıştır. Günümüzde kullanılan otomobillerin yapı taşları da buharlı makinelerdir.

 

Endüstri 2.0

İkinci Sanayi Devrimi seri üretime geçiş ve üretimde elektriğin kullanılmasıyla oluşmuştur.

Endüstri 1.0 ile makineler yaygınlaşmış ve enerji elde etmeye başlamıştık. Bu enerji kaynaklarından sağladığımız enerjiyi elektrik gücüne çevirmeye başladık. Elektrik enerjisi ile elektrik gücü kullanan üretim bantları devreye girdi. Fabrikalar, makineler arasında parçaların gidip geldiği bir üretim akışına dönüştü. Ama hala insan gücü ağırlıklıydı.

Endüstri 2.0 ile gelen seri üretim yürüyen bantları tarihte ilk kez 1903 yılında Henry Ford’un otomobil fabrikasında kullanılmışlardır. Otomobil teknolojisinin ilerlemesinde Endüstri 2.0 devriminin önemi çok büyüktür.

Seri üretim yapan fabrikaların yaygınlaşmasıyla verimlilik üzerine de birçok araştırma yapılmıştır. Hala günümüzde kullanılan “Toplam Kalite Yönetimi”, “Bilimsel Yönetim İlkeleri”, “Taylor’culuk” bunlardan birkaç  tanesidir. Telgraf (1840) ve Telefon (1880) icatları da bu dönemde yaşanmıştır. Aşağıda ilkel bir üretim bandı bulunuyor.

 

Endüstri 3.0

Bu dönem ile dijital evrim yaşandı. Elektronik cihaz kullanımı ve Bilgi Teknolojileri’nin gelişmesiyle üretim  otomasyona bağlandı. İlk programlanabilir mantıksal denetleyici(PLC – 1969), ilk mikro bilgisayar olan Altair 8800(1971) ve Apple’ın ilk bilgisayarı Apple I (1976) üretimi bu dönemin başlarında gerçekleşti.

Seri üretime geçişle birlikte otomasyon cihazlarının programlanması gerekti.Fabrikadaki makineler artık bilgisayar kontrolünde çalışmaya başladılar. Kendi hafızası olan bu bilgisayarlar ile daha seri ve verimli üretim yapılmaya başlandı. Dolayısıyla insan gücüne olan ihtiyaç biraz daha azaldı.

Makineler ilk defa insanları tehdit etmeye yavaş yavaş insanların yerini almaya başladı. Fabrikada artık sadece insanlar değil  İnsan + Makine + Yazılım üçlemesi üretim yapmaya başladı.

 

Endüstri 4.0

Şuanda dünyanın ayak uydurmaya çalıştığı Endüstri 4.0’ı ilk olarak  2011’de duyduk. Geçtiğimiz yıllarda da ülkemizde çeşitli organizasyonlarda kendisine büyük yer buldu.

Endüstri 4.0, Bilişim teknolojileri ile fabrikaları bir araya getiriyor. Siber-fiziksel sistemler, cloud storage gibi modern bilişimi ve  IoT’yi de kullanarak  imalat sektöründe verimliliği, kalite ve esnekliği artırmak için üretim  sistemlerine entegre edilip, olası verimlilik durumlarını analiz ederek rekabet ortamında avantaj sağlamayı amaçlıyor.

Üretim aşamasında siber-fiziksel sistemlerin kullanılması neredeyse insanlardan bağımsız üretim yapan, kendi aralarında koordine çalışıp optimize edebilen akıllı fabrikalar demektir. Bu da tabii üretimde insan elinin çektirildiğini gösterir.

Dördüncü Sanayi Devrimi’nin birçok tarafı vardır. Bunlardan bir tanesi bizleri yani bireyleri çok yakından etkileyen “Internet of Things – IoT – Nesnelerin İnterneti”.

Internet of Things – IoT – Nesnelerin İnterneti

Internet of Things’i endüstriden ayrı düşünürsek, cihazların birbirleriyle ve çevreleriyle iletişimini sağlayarak günlük hayatımıza entegre olması anlamına gelir. Kullanmakta olduğumuz cihazlar, araçlar, elbiseler, kitaplar, evler ve aklımıza gelebilecek her türlü nesnenin bir ya da daha fazla işlevi vardır.

Bu işlevleri gerçekleştirmek için bizim tarafımızdan kullanılmaktadırlar. IoT bunlara internet yoluıyla erişebilir kılmayı sağlar ve hatta bu nesnelerin birbirleri ile iletişim kurarak koordine bir şekilde çalışmasını hedefler. Aşağıda ki örneğin bir kısmını şuan günümüzde “akıllı ev sistemleri”‘nde görüyoruz.

Akşam saatleri işten evinize dönüyorsunuz haliyle yorgunsunuz evinize yaklaştığınızı anlayan aracınız  evinizdeki klimaya, su ısıtıcısına, haber veriyor ve siz evinize geldiğinizde ev sıcak, yemeğiniz mikrodalga da ısıtılmış ve kahveniz hazırlanmış oluyor. Ne güzel değil mi 😊

Endüstri 5.0 & Toplum 5.0

İlk defa Bilişim Fuarı CeeBIT 2017’de Japonya Başbakanı’ndan duyduğumuz Endüstri 5.0 veya Toplum 5.0 felsefesini “Teknoloji insanlar tarafından bir tehdit olarak değil, bir yardımcı olarak algılanmalı.”  olarak özetliyor.

İnsanların makine ve robotlarda ilişkisini üst düzey verimde tutan “Süper akıllı toplum” önerisini sunan Japonya, Endüstri 4.0 ile gelen teknolojik yenilikleri topluma en verimli şekilde entegre edilmesi için çaba sarfediyor. Toplumların teknolojiyi kullanarak işbirliği içerisinde olmasını öneriyor. Bir yandan baktığımızda Japonya’nın Endüstri 5.0 düşüncesi biraz da felsefi bir düşünce gibi gözüküyor.

Endüstri 5.0’ı Japon’lar dan farklı şekilde de yorumlayanlarda yok değil.

Bir danışmanlık şirketinin yaptığı araştırmaya  göre robotlar seri yani tek tip üretimlerde gayet başarılı iken ürünlere müşteriden gelen feedback doğrultusunda özel bir şeyler eklemek istendiğinde insanın yardımına ihtiyaç duyuyor.

Yukarıda ki araştırma bize üretim süreçlerinde insan dokunuşunun olmazsa olmaz olduğunu gösteriyor.

Dolayısıyla  Endüstri 4.0 ile insansız üretim yapabilen akıllı fabrikalar, Endüstri 5.0 ile işbirlikçi robotların ve insanların aynı ürün üzerinde koordine bir şekilde çalıştığı yerlere dönüşüyor.

Peki Ülkemiz Endüstri’nin Hangi Döneminde?

Tübitak tarafından 2016 teknoloji alanında faaliyet gösteren 1000 özel sektör kuruluşuna kapsamlı bir anket uygulandı. Firmalara endüstri devrimlerinin getireceği yenilikler soruldu.

Aşağıda anket sonuçlarında da görebileceğiniz gibi  ülkemizin durumu içler acısı.

Endüstri 2.0 ile Endüstri 3.0’ın arasında kaybolmuşuz Tübitak’a göre.

Teknoloji üreten(!) firmalar bile teknolojik endüstriyel yeniliklerden haberdar değil. Hala endüstrimiz insan gücü ağırlıklı.

Sanırım ülke olarak 10-20 yıl daha bekleyip direkt olarak Endüstri 5.0’a geçeceğiz. Güzel taktik değil mi?

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın